24 Temmuz 2020 Cuma

Ayasofya'nın Hikayesi

Yazar: Murat Marti
Ayasofya'nın hikayesi o kadar uzun bir yolculuk ki dünya üzerindeki en müthiş bir eser, bugün bile adından söz ettiriyor. Kaç kavim gelmiş geçmiş, o hala yerinde dimdik durmakta. Tarih boyunca ufak tefek yıkıntılar geçirmiş olsa da tüm din aleminin kutsal saydığı abidevi bir muazzam yapı.

Fjords
Foto: Murat Marti

Ayasofya'nın tarihi çok uzun fakat Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u Feth edince bu mabet artık ezan sesleriyle çınlamaya başlayarak tüm dünya Müslümanları için bir gurur kaynağı olarak tarihte başka bir manevi yerini alıyor. Taa ki, Mustafa Kemal Atatürk'ün emri ve Bakanlar Kurulu kararı ile 1935 yılında müzeye dönüştürülene dek. Bu tarihten günümüze kadar müze vazifesi gören yapı, yarın yani 24 Temmuz 2020 de Cuma Namazıyla tekrar ibadete açılarak, tüm Müslümanları karşılamaya başlayacak.

Fjords
Foto: Murat Marti

Ayasofya'nın Tarihçesi

Ayasofya Doğu Roma İmparatorluğu'nun İstanbul'da yapmış olduğu en büyük kilise olup aynı yerde üç kez inşa edilmiştir. İlk yapıldığında Megale Ekklesia (Büyük Kilise) olarak adlandırılmış, 5'inci yüzyıldan İstanbul'un fethine kadar Hagia Sophia (Kutsal Bilgelik) olarak isimlendirilmiştir. İmparator Konstantios tarafından 360 yılında yaptırılan Megale Ekklesia ve İmparator II. Theodosis'in 415 yılında yeniden inşa ettirdiği kilise halk ayaklanmalarında yıkılmıştır. Günümüz Ayasofya'sı, İmparator Justinianos tarafından dönemin iki önemli mimarı Tralles'li (Aydın) Anthemios ve Miletos'lu (Balat) İsidoros'a yaptırılmıştır.
Yazar: Murat Marti / 23.07.2020


EmoticonEmoticon